Ana Sayfa>> Para Mara
Okuma Süresi 5dk
HER GİTTİĞİ RESTORANDA, MENÜDEKİ 2. YEMEĞİ SİPARİŞ VEREN NÖROLOG
gökçe / 14 September
721 0
Kararsızlık, hayatınızda hiç olmadık sonuçlar doğurabilir. Gittiğiniz restoranlarda yemek seçimi yapmak için yaratıcı formüller geliştirmek de buna dahil.

Gittiğiniz restoranlarda yemeği neye göre seçersiniz? Ağız tadınız? O anki mide durumunuz? Fiyat bilgisi? Restoranın ünü? Eğer siz de Moran Cerf gibiyseniz, bunlardan hiçbiri size hitap etmiyor demektir. Çünkü Cerf, söz konusu yemek olduğunda çok da seçici sayılmaz. "Çok"dan kastımız, her gittiği restoranda menüde ikinci sırada yer alan yemeği tercih etmesi!

Son bir yıl boyunca, Nortwestern Üniversitesi nöroloji uzmanı nereye yemeğe gitse, otomatik olarak aynı seçimde bulundu: Kendisine uzatılan menüde, ikinci sırada olan yemeği seçti. Altını çiziyoruz; nereye giderse gitsin ve ikinci yemek her ne olursa olsun. Moren Cerf, akıllarda soru işareti bırakan bu durumu şu sözlerle açıklıyor: "Bazen çok kötü bir karar oluyordu. Ama kendi seçimlerim de zaten kötü olabiliyordu".

Cerf aynı zamanda karar verme aşamalarında beynin nasıl işlediğini araştıran bir bilim adamı. Bu araştırma, onun için bir dönüm noktası olmuş. Çünkü karar verme esnasında, beynin nasıl da yorulduğunu gözlemleme şansı bulmuş. Cerf'e göre bir gün içinde verilmesi gereken o kadar çok karar var ki, beynin pes etmeden bu süreci tamamlaması çok da olası gözükmüyor. 

Bu durum "karar verme yorgunluğu, tükenmişlik hissi" olarak da biliniyor. Ünlülerin ülkemizde sıkça yaşadığı tükenmişlik sendromu ile karıştırmayalım. Bu sendroma gösterilebilecek çözüm örneklerinden biri de, Facebook'un CEO'u Mark Zuckerberg'in her sabah ne giyeceğini düşünmemek adına tek tip, basit bir gardırobu tercih etmesi. Zuckerberg, her gün ne giyeceği üzerine düşünmeye ve kısa ya da uzun; sıkıcı olması muhtemel bir karar verme sürecinden geçmek yerine; hey aynı şeyi giymeyi tercih ediyor. Böylece karar verme sürecine harcamadığı nöronlarını, 'daha önemli' işlere harcama fırsatını yakalıyor. 

Cern'in bulduğu ilginç çözüm: 2.yi ye!

Bu içgörüden yola çıkarak, nörolog Moren Cerf de ilginç bir karar aldı. Dışarıda yemek yemek, herkes için olduğu kadar onun için de oldukça popüler bir aktiviteydi ama ne yiyeceğini düşünmek enerjisini alıyordu. Cerf, gittiği restorana güvendiğini, bu yüzden de daha kısa olan "Spesiyaller" menüsüne baktığını söylüyor. 

"Başkasına fikir sorarak hata yapmakla, her zaman ikinciyi seçerek yapacağım hatanın riski neredeyse aynı."

Cerf şu noktayı da açıklığa kavuşturmak istediğini sözlerine ekliyor: "Hala belirli konularda seçimler yapıyorum, her şeyi şansa bırakıyor değilim. Benim istediğim, yüksek öneme sahip konularda karar almak; önemsiz konularda değil". 

Ne yiyeceğini seçmese de, en azından nerede yiyeceğini seçiyor. Eğer restoranı da seçmezse, seçimlerine güvendiği bir arkadaşıyla yemek yemeği planlıyor. Bu şekilde, karar verme sürecini optimize ederek, hem tatmin olma ihtimalini artırıyor hem de zihnini ferah tutuyor. 

"Yirmi karar almak yerine, sadece bir karar alıyorsunuz"

Cerf, öğrencilerine devamlu şunu hatırlatıyor: "Hayatınızda vereceğiniz en önemli karar, zamanınızı kiminle geçireceğinizdir". Karar verme süreci, aslında kişisel mutluluğu artırma konusunda, zamanınızı geçirdiğiniz kişi kadar etkili değil. Çünkü seçtiğiniz yemeği beğenmeseniz de, o yemekte kiminle olduğunuz her şeyi olumlu anlamda değiştirebilir.