Ana Sayfa>> Senden Benden
Okuma Süresi 5dk
HERKESİN ÖMRÜ HAYATINDA EN AZ BİR KERE YAŞADIĞI PAZAR BUHRANINA 8 ÖRNEK
gökçe / 17 September
748 0
Cuma güzel, cumartesi daha da güzel de bu pazarların sorunu ne?

Kimi için 12'lere kadar uyku demek, kimi için ise evde iki seksen uzanmak (ki ikisi de aynı hesaba çıkabiliyor). Peki pazar günü, insanı içten içe nasıl huzursuz eder? Nasıl olur da bir gün, psikolojimiz üzerinde böyle bir etkiye sahip olabilir?

Karşınızda, hepimizin ömrü hayatında en az bir kere yaşadığımız pazar buhranına 8 örnek.
 

 

1.Elektrik süpürgesiyle bölünen uyku

Hani 12'ye kadar uyuyacaktık? Hani hiçbir güç bizi uyandıramazdı? Ama işte bir kişi var ki, ona karşı boynumuz kıldan ince: Annemiz! Apartman kurallarının el verdiği saatte hemen o elektrik süpürgesi açılır ve korkunç bir ses tüm evi doldurur. Ama sanki en çok bizim odamızı! Sizce de elektrik süpürgesi demek, pazar sabahı demek değil mi? Biri gelip bir kova su dökse daha iyi... 

 

2.Ertesi günkü iş ve ödevlerin ağırlığı

Tabii ki pazartesiye yetiştirmeniz gereken o işi ya da ödevi geçen haftadan halletmedin değil mi? Cuma işten çıkar çıkmaz ya da okul biter bitmez, soluğu dışarıda aldın. Sosyalleşmenin dibine vurdun ve şimdi sorumluluğun giyotini altında kuzu gibi duruyorsun. İşte tam da bu yüzden pazar günü, hafta sonu kisvesine bürünmüş bir ön pazartesiden başka bir şey değildir.

 

3.Varoluşsal sıkıntılar

Hafta içinden planlar yaptın, cumartesi ve pazarı verimli kullanmak için kendine söz verdin. Ama o da ne? Değil kitap okumak, karikatüre göz atacak halin bile yok. İçinden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Sanki pazar, baştan kaybedilmiş bir gün. Hayaller filmler ve kitaplar, gerçekler Kardashian'lar ve donmuş pizza.

 

4.Yapacak bir şey bulamamak

Yukarıdaki durumun tam tersi gerçekleşir. Dışarı çıkmak istersin ama arkadaşlarının işi vardır. Evde takılayım dersin ama temizlik olacağı gerekçesiyle annen ayak altında olmamanı ister. Uzun lafın kısası, kimseye yaranamazsın; günün sonunda aşırı sıkılan kendine ise hiç!

 

5.Tatminsizlik hissi

Pazar günü için tüm hafta planladığın şahane bir 'şey' vardır ve onu gerçekleştirmeyi de başarmışsındır: Tüm gün yatakta olmak, dönmek, dönmek, dürüm olmak; uyumak, uyanmak, sonra yine uyanmak. Ama yine de tatmin olmazsın, dinlenmiş gibi hissetmezsin, pazartesinin gölgesi şimdiden üzerine üzerine gelmektedir...

 

6.Trafik cehennemi

Tüm gün yatakta debelenen tembellerden değilsin ve tabii ki pazar gelir gelmez, kendini dışarı attın. İyi haber: Evde daralmaktansa, dışarı çıkmakla çok iyi yaptın. Kötü haber: Böyle düşünen bir tek sen değilsin; tüm şehir dışarı akın etti. Sonuç: Bitmeyen bir trafik, sonsuz acı ve inleyen nağmeler... Pazar günün trafikte başladı ve trafikte bitti.

 

7.Misafir sorunsalı


 

Tüm gün evde dinlenmeyi, buzdolabında ne var ne yoksa silip süpürmeyi planlıyordun; çok da fazla bir beklentin yoktu aslında pazar gününden. Bu yüzden için rahattı, pazartesi sendromu bile başlamamıştı derken... zil çaldı. O da ne? Bin yıldır görmediğin halanın eniştesinin kuzeninin kaynıyla eşi, o gün size uğramaya karar vermişler. Hal böyle olunca, ailenle birlikte azıcık salonda gözükmen gerekti ve bir bakalım ne oldu? Gün bitti...

 

8.Teknik sorunlar


 

Elektrik kesilir, sular gider, dizinin ortasında bilgisayarın bozulur... Neden tüm teknik sorunlar, pazar gününü bekler? Cevap belki de bilimin bile 'pazartesi sendromu' ile net açıklayamadığı pazar buhranında gizlidir...