Ana Sayfa>> Teknoloji Bilim
Okuma Süresi 5dk
Matematikteki 'x' nereden geliyor ? İşte hikayesi.
Doruk / 19 July
847 0
Bunlar hayatta nerede işime yarayacak demeyin. Bilmek lazım.

Matematiğin tarihini düşünmeyene çok saçma bir soru olarak gelecektir. ‘Ne var yani? 4. sınıftan beri gördüğümüz x işte. X eşittir falan filan diyoruz oradan buluyoruz.’ diye düşünüp geçer yüzeysel matematikçilerimiz, yüzeysel mühendislerimiz…

 

‘X nedir?’ diye soracak olursanız şu şekilde tanımlar gelecektir. 

 

‘X, denklemlerde bilinmeyenin yerine kullanılan harftir.’ 

 

‘X, bilinmeyeni ifade eder.’

 

vs. vs. Yani ortada bir sembolizm var. Her bir tanımın gittiği saonuç aynı. Peki arkadaş; bu bilinmeyen sembole neden ‘x’ denmiş. Yani Latin alfabesinin ilk harfleri ‘a’, ‘b’, ‘c’ varken ya da yerine kullanılabilecek başka başka semboller de varken neden diğerleri değil de ‘x’… Kim koydu la bu kuralı kısacası..:)

 

Olayın ilginç ve bir o kadar da komik bir hikayesi var. Hemen Muzluları fazla bekletmeden anlatalım:

 

1)Arkadaşlar ilk önce Müslüman bir matematikçinin ismini iyi ezberlemeniz gerekli: Muhammed el-Khwarizmi… Şaka şaka, bildiğiniz el-Harezmi..:))



Evet Muhammed bildiğimiz Muhammed; Khwarizmi kısmı da şu gırtlaktan çıkan khaa sesi var ya, Arapça’daki “Hı” harfi; onun gibi söyleniyor.. Bildiğiniz gibi Avrupa’da başlayan bilimsel aydınlanmadan önce pozitif bilimlerin temelini atan medeniyet Doğu ve İslam medeniyetidir. İbn-i Sinaların, Muhammed el-Harezmi’lerin olduğu dönem…

 

El-Harezmi 750’li yıllarda Harezm bölgesinde doğup 820’de Bağdat’ta vefat eden Fars bir matematikçidir.

 

2)İşte el-Khwarizmi olarak anılan bu saygıdeğer bilim insanı (yazının geri kalanında ismi böyle yazıyor, dil dönüşümünü anlatabilmek için), günümüzdeki modern matematiğin temellerini atan insandır: Bugünkü denklemlerin temelini oluşturan bilinmeyenler üzerinde çalışmıştır.



 

Bilinmeyenler, işlemler, denklemler derken “Cebir” kavramını da bilimsel literatüre kazandırmıştır. Matematik okuyanlar “Algebra dersini bilirler. Bu kelimenin kökeni Arapça’da Al-Cebra’dan gelmektedir. Al; İngilizce’deki “The” gibi belirleyici bir sıfat iken; “Cebir” kelimesi de Türkçe’ye çevrildiğinde “Alakasız parçaları bir araya getirme sanatı” olarak çevrilir. Öyle ya; matematikte de oradan x buradan y alırsınız z’yi elde edersiniz falan filan…Avrupa dilleri daha farklı bir yapıda olduğu için bu dersin ve kavramın adı ‘Algebra’ olarak değişmiştir, İngiliz grameriyle okunmaya başlanmıştır.

 

Ayrıca; el-Khwarizmi’nin adı da “al-Gwarizmi” olarak değiştirilmiştir.

 

3)’ee hani x?...’ şimdi olay başlıyor dostlar… Matematikle uğraşıp bilinmeyen kavramı üzerinde çalışan Khwarizmi var ya; işte bu bilinmeyen kavramına Arapça’dan bir isim vermiş..



 

Bu isim ise “El-Şeylan”… Evet, bildiğiniz şey kökünden geliyor.… Belirsiz olan, bilinmeyen gibi anlamlara sahip. Tabii biraz daha Arapça ekler söz konusu: Arapça’da “şey”, “belirsizlik, bilinmezlik” ifade eder, bugün Türkçede bile anlamı aynıdır. “Şeylan” derseniz bunun anlamı “bilinmeyen” olur. “El-Şeylan” dediğiniz zaman ise İngilizce’deki “the” eki gibi sadece o denklem için geçerli olan bilinmeyeni ifade etmiş olursunuz. Türkçe’de soyut olarak “bilinmezlik, bilinmeyen ve en özeli o denklemdeki bilinmeyen” sıralaması gibi düşünün…:) 

 

Yani el-Khwarizmi’nin kendisi denklem çözerken x+2=5 değil de “El-Şeylan + 2 = 5” diye çzöüyordu muhtemelen..:))

 

4)Pekii sonra ne oldu?… İslam Devleti’nin İspanya fetihleri sağolsun, İslam medeniyeti ile Avrupa arasındaki etkileşim başladı.



 

O zamanlar İslam coğrafyasına göre son derece kötü durumda olan Avrupa’da yine de bilime meraklı bazı kesimler vardı. Bunlar için İspanya’da bulunan Arapça çalışmalar çok önemliydi. Çünkü çok değerli bilgiler barındırıyordu. 1000 ile 1200 yıllarına falan denk geliyor bu dönem..

 

İspanyol bilim insanları El-Khwarizmi’nin matematik çalışmalarını benimsemişler. Çeviri yapmaya karar vermişler. Fakat sorun şu ki; İspanyolca’da bulunmayan “ş” harfi ve gırtlak yapısı sebebiyle “el-şeylan” demekte çok zorlanıyorlarmış. 

 

5)Bunun için de gerekli bilim komisyonları bir gündem maddesi oluşturmuş ve “el-şeylan” meselesini tartışmaya başlamışlar.



 

Alınan karar sonucunda “el-şeylan” yerine başka bir harf kullanılmış. Yunanca’dan “Kai” isimli bir harfi seçmişler. Şeklini görüyorsunuz, bugünkü x’ten tek farkı kıvrımları. Aslında bu “Kai” harfi de “Kakh” gibi bir sesle okunuyormuş. Telaffuz farklılığı yine var yani Yunanca olması sebebiyle. Fakat İspanyolcaya daha uygun olduğu için bu “Kai” harfini İspanyol bilim insanları denklemlerde kullanmaya başlamışlar.

6)Aradan yüzyıllar geçer. Bilimin önderliği doğudan batıya kayar. Avrupa ülkelerinin birbiriyle etkileşimi sonrası önceden “el-şeylan” olup sonra “Kai” olan bu harf; Latince’de “x” olarak yerini bulur ve tüm denklemlerde kullanılmaya başlanır.

 

Modern bilime doğru gelen 1500-1600 ve sonrasında biliyorsunuz ki tartışmasız sualsiz ‘x’ bilinmeyeni ifade etmektedir.

 



Yani arkadaşlar; bilinmeyene x dememizin sebebi; İspanyolların telaffuz farklılığı sebebiyle Yunanca’dan keyiflerince bir harf seçmiş olmaları ve bu harfin de görünüş benzerliği ve telffuzun biraz farklılaşması ile ‘x’e dönüşmesiyle olmuştur. Atıyorum zamanında bu İspanyol amcalar o kurulda ‘Kai’ değil de ‘Beta’ harfini seçmiş olsalar biz bugün x yerine gayet alışıldık bir şekilde ‘Beta’ diyor olabilirdik… Hep o İspanyol amcaların başının altından çıkmış bu işler..:))

 

 

İşte arkadaşlar.. İlgilenmeyenler için sıkıcı, ilgilenenler için komik ve karmaşık gözükürken son derece basit olan bir olaydır x’in hikayesi… Yazıyı oylamayı, yorum yapmayı ve paylaşmayı lütfen ihmal etmeyelim.. Sağlıcakla kalın..:))