Ana Sayfa>> Para Mara
Okuma Süresi 5dk
Maaşlı çalışanların daha çok kazanabilmeleri için 9 altın öneri.
Doruk / 03 August
640 0
Zengin olmak hepimizin hayalidir değil mi?

Zengin olmak hepimizin hayalidir değil mi? Gerçi zengin olmak göreceli bir kavramdır. Şimdi mesela ayda 20.000 TL geliri olan birisi ama aç gözlülükten, ama bu işin kendisini sevdiği için var olan kazancıyla asla yetinmez. Halihazırda 20.000 TL’si varken “Neden ben de holding sahipleri kadar kazanmıyorum.” diye daha fazlası için çırpınır. Birçok kişi ise ayda 5000-6000 TL kazancı bile yeterli görür “Amaan seneler geçtikçe tın tın artıyor kazancımız işte ne gerek var?” der ve biraz daha hayatın tadını çıkarmaktan yana tercih yapar. Şahsen ben iliklerime kadar ikinci kategoridenim. Ama tabii ki biraz biraz yetecek bi kazanç elde edinceye kadar yatırımcılık, girişimcilik, zengin olmanın püf noktaları gibi konularla flört etme şansım oldu. Biraz biraz gözlemledim insanlar nasıl zengin oluyorlar, neler yapıyorlar, özellikle 0’dan zengin olanlar… Şunu fark ettim ki sevgili Muzlular: Maaşlı çalıştığınız bir işle asla gerçek anlamda zengin olamazsınız. 

 

Bu kesin.. En yüksek maaşı kimler alır arkadaşlar: CEO’lar, daha düşük dereceli idareciler, doktorlar, vs. Bunlar da o maaşları 25-40 yaş arasını saç baş yolduktan sonra 40 yaşından sonra alırlar, haberiniz olsun… Yani siz “Ben doktor olacağım zengin olunuyor.” zaten diye şu genç zihninizle bir yola baş koyduysanız o kadar kazanan doktor oluncaya kadar geçilen zorlu aşamaları, aynı zamanda özel hayatınızda meydana gelen gelişmelere paralel olarak karşılaşacağınız başka başka sorumlulukları dahi hesaba katmadan söylüyorsunuz demektir.. Bu yüzden; gözünüze ne kadar güzel gelirse gelsin bir mesleğe bel bağlayıp zengin olmayı beklemeyin sakın… 

 

İşte siz sevgili Muzlular için “Maaşlı çalışıp da zengin olmak isteyenlere” yönelik 9 nacizane tavsiye:

 

1)Terfilerle zengin olmayı aklınızdan çıkarın, bu mantalite zihninizde boş yere enerji harcamasın

 

 

Arkadaşlar… Şunu bilin ki aldığınız maaş ile asla “zengin” tanımına sığacak bir hayata ulaşamazsınız. Sizlerin gördüğü 8.000-10.000 TL maaşlar günümüz Türkiye şartlarında orta hallidir, zengin değil.. Fazlasıyla şükür.. Ama zengin olmak istiyorsanız bu yeterli değil.. Söylediğim gibi, daha fazlasını ise ancak ve ancak yaşlılığınızda elde edebilirsiniz.

 

Bu yüzden; zengin olmak istiyorsanız bir mantalite olarak “maaşlı çalışma” zihniyetini beyninizden bir çıakrtıverin.. Boş yere enerji harcamasın...

 

2)Kendinizi maaşınız yükseldikçe daha fazla harcamalar yaparak asla tamamen çalıştığınız yere emanet etmeyin.

 

Birikim yapmak hakkında da konuşacağız ama şimdi birazcık değinmiş olduk: Birikim yapmak ne kadar zor bir şey değil mi?… Yoo hayır ayıp bir şey değil bu… Kendi başıma gelenlerden örnek vereyim size: Öğrencilik yaşantımda kendi gelirim olan 500-600 TL ve ek olarak evden ne kopartabilirsem geçinmek zorundaydım. Dış dünyaya dair fazla masrafım yoktu. Her şey yolundaydı.. “Ben var ya işimi yaparken neler neler kazanırım.” diyordum. Daha sonra maaşlı olarak yüksek kazanmaya başladım. Her ay elime geçen para sonrasında birdenbire zihnimde “Zaten param var. Neden gidip kendime daha kaliteli bir eşofman almıyorum ki? Neden hafta sonları kendimi kısıtlıyorum, gideyim iki bira içeyim.. Neden çeşitli bakım ürünleriyle kendime daha çok bakmıyorum ki? Neden daha iyi bir koltuk takımı almıyorum ki?” diye düşüncelerin ortaya çıkmaya başladığını gördüm… Yani düşük gelirli olduğunuz zamanki yaşam tarzınız bir ölçüt değil dostlar… Paranız olunca kabak çiçeği gibi açılıyorsunuz. Kendinizi frenleyemezseniz de kötü patlayabiliyorsunuz, haberiniz olsun… Maaşla çalışanların hayatlarını idame ederken dikkat etmesi gereken en önemli şey budur...

 

Maaşlı çalışıp da geliri yavaş yavaş artan herkes aynısını yapar… Elinde hiçbir şey kalmayacak şekilde maaşıyla lüks harcamalarını doğru orantılı olacak şekilde arttırmaya devam eder. Ev mi alacak? Yüklü nakite mi ihtiyacı var? Bu sefer de gider bankadan kredi çeker, onu da “Maaşım yetiyor zaten” diy borç ödeyerek yapar.. İşte yatırımcılık ve girişimcilik potansiyelini arttırmak açısından bunu yapmayın.. Günümüz Türkiyesinde bir kişi yeterince zorlayacak olsa 7000 TL’lik gelirinden 2000 TL’sini dahi ayırıp kenara koyabilir arkadaşlar.. Birikimi ihmal etmeyin; yarın bir gün karşınıza nasıl bir yatırım-girişim fırsatı geleceğini ve elinizde nakit olduğu için rakiplerinizden bir anda öne fırlayabileceğiniz ihtimalini aklınızdan çıkarmayın...

 

3)Yatırım araçları hakkında bir an önce kültürlenmeye başlayın, hatta elinizdeki birikime göre amatör denemeler de yapın…

 

Genellikle yapılan hata “Param olduktan sonra zaten incelerim bu işleri, zaten öğrenirim” gibi bir baştan savmadır. Paramız olduğu zaman da genelde o düşüncemizin yüzde birini dahi gerçekleştirmeden önümüzde çıkan ilk yatırımı yaparız…

 

Hayır arkadaşlar.. Bugün paranızın az olması, dünya ekonomisi, yatırım araçları hakkında bilgilenmenizin gerekmiyr olması gibi bir anam taşımaz.. Düzenli olarak ekonomi haberlerini takip edin, kim kimi satın almış, kim hangi pazara girmiş, dolar euro trendi neymiş, yükselen hisseler hangileriymiş, oturun en azından haftada bir şöyle iş dünyasından haberlere bakın; kavramlar zihninize yerleşsin, 1-2 senelik bir genel kültürünüz olsun, ön sezileriniz kuvvetlensin.

 

4)Girişimcilik kavramına alışsanız iyi edersiniz. Zengin olmanın tek yolu budur denebilir çünkü…

 

“0’dan zengin olmanın yolu nedir?” derseniz size 80 yaşındaki amca “ticaret yap” derken, 30 yaşındaki modern bir abi “Girişimcilik dene” der. Annemiz babamız “Ticarete atılanlar çok kazanıyor öyle..” derken mahalledeki bir amca da “Gardaş ticarete atılmadıysan zor öyle zengin olmak.” der… Değişmez bir kuraldır arkadaşlar.. Önceki maddeleri unutun: SİZİ ZENGİN YAPACAK YEGANE ŞEY TİCARET YAPMAKTIR. Alıp satma şart değil… Girişimcilik de bu tanım dahilinde.. Neden biliyor musunuz? Çünkü; elinizde 50.000 TL varken yaptığınız bir yatırım (hisse senedi, döviz, vs. vs.) size üzerinden 5 sene geçtiği zaman belki 60, belki 70 bin TL ile anca geri döner. Sıkıcı ve yavaş bir yükselişi vardır, çok düşeş olmadıysanız.. Ama 50.000 TL sermaye ile başladığınız bir iş sizi 5 sene sonrasında 500.000 TL’lik bir varlığın sahibi yapabilir...Kapitalist dünyanın değişmez kuralıdır bu…

 

O yüzden; maaşlı olarak çalışırken ve para biriktirirken yatırım araçlarından daha fazla olacak şekilde girişimcilik fırsatlarından haberiniz olsun. İş kuran, sermaye ortağı arayan, ortak arayışında olan biriyle tanışırsınız. Hatta kim bilir kendi işinizi kurarsınız, arkadaşınızla otururken “Bam” diye aklınıza bir iş fikri geliverir… Mesainizi yaparken bunları kovalamalısınız… Tabii ki bu başarının size bazı külfetleri de olacak; sıradaki maddelerden devam edelim..:)

 

5)Giriştiğiniz işlerle uzmanlık edindiğiniz işlerin birbirine benzemesine dikkat edin. Aksi halde ciddi sorunlar yaşayabilirsiniz.

 

En önemli şeylerden biri… Yakın zamanda gazetede bir haber okumuştum.. Bundan 10-15 yıl önce Büyük İkramiye Samsun’dan bir vatandaşa çıkmış. Aradan yıllar geçince kendisiyle röportaj yapmışlar. Durumu içler acısı… Neden biliyor musunuz? Bugünün parasıyla elinde 4-5 milyon TL varken; sermayenin çokluğuna güvenerek, “Ben o işten anlamam, ben şu işte tecrübesizim” demeden her şeye para yatırmışlar. Bütün sektörlerden buldukları bütün fırsatlardan ellerindeki sermaye ile yararlanabileceklerini sanıp bilinçsiz yatırımlar yapmışlar. Sonra ne mi olmuş? Anlamadıkları işlere yaptıkları yatırımlar ama kendileri yüzünden, ama kendilerinin özensizliğ ive çalışanların işi yürütememesi sebebiyle batmış.. Neyse ki ellerinde birkaç dükkanlık, halen gayet güzel gelir getiren bir pastaneler zinciri ile bir iş daha kalmış. Evet hala iyi durumdalar fakat o sarhoşlukla yapılan kontrolsüz hamleler kendilerine 4 milyon TL’ye falan mal olmuş farkındaysanız… 

 

Bu yüzden; mutlaka uzmanlığınıza yakın alanlarda yatırım yapın. Bir bilgisayar mühendisisiniz diyelim. Elinizde yatırım varken karşınıza bir kozmetik işi çıktı diyelim. Ama o kadar düşeş ki, o kadar “Gel para yatır seni zengin yapacağım.” diye bağırıyor ki… İşte burada asla o işin cazibesine kanmayın arkadaşlar… Sermaye ortağı olsanız bile işin başında olan kişi özensiz olabilir, işi bilmemeniz sebebiyle sizi kandıradabilir.. Bilgisayar ve türevi olan işleri kovalamaya devam edin. Belki 30.000 TL’niz varken gelmez o fırsat, ama 100.000 TL’niz varken çok daha iyisi gelir, rahat olun...

 

6)Tabii bütün bunlar bir arada nasıl olacak: Aynı anda 2, hatta belki de 3 işle birden ilgilenmesini öğrenmelisiniz.

 

Eveet, geldik dananın kuyruğunun koptuğu kısma… Ne demiştik “Maaşlı çalışanlar için zengin olmanın püf noktaları” demiştik.. Ee siz kendi yaptığınız işin yanında bir yatırım, bir girişim faaliyetinde bulunursanız ne olacak?… Aynı anda 2, belki de 3 işle birden ilgileneceksiniz… Evet.. Üzgünüm dostlar, başka bir sihirli değnek yok.. Bunun ne anlama geldiğini de biliyorsunuz… Sabah 9 ile akşam 6 arası kendi işinizi bitirdikten sonra; herkes evinde yayılıp TV izlerken siz ikinci işinizle ilgili önemli şeyleri halletmekle meşgul olacaksınız. Saat 20-23 arası da bu diğer işinizle ilgili kısımlarla geçecek. Hele ki hafta sonu kesinlikle bu işe ayırmanız gereken zaman dilimi olacak… Sosyal hayat sıfır yani…:D Ama korkmayın, sadece maaşlı işini yapanların da o kadar sosyalliği yok zaten, bu iş aslında bir göz yanılsaması.. O yüzden herkes gün sonunda kalkanlarını indirirken sizin hala çalışıyor olmanız size kendinizi salak gibi hissetirmesin.. Neden biliyor musunuz? Bu disiplinle devam etmeniz hlainde size en fazla 2 senelik bir çile veriyorum. Çok ciddiyim, en fazla 2 sene.. Genç yaşınızda 2 sene bu tempoya dayanabilirseniz; o 2 senenin sonunda öyle bir açılma yaşayacak gibi girişimleriniz, sermayeniz ve geleceğiniz, herkesten ne kadar önce olduğunuza siz bile şaşıracaksınız…

 

Bu arada; o 2 sene zarfında dinlenip nefes aldığınız ufak tatiller tabii ki de olacak, o kadar da değil..:)

 

7)O vakit geldiği zaman; bütün hesabı kitabı yaptıktan sonra cesur olmaktan, maaşlı işinizi bırakıp tamamen girişiminize ve yatırımınıza kendinizi vermekten korkmayın…

 

Birikiminiz oldu da ev mi aldınız? Ev kirasından size maaşınız kadar ek gelir mi geliyor? İkincil girişiminiz maaşınızı zorlayacak kadar gelir mi getirmeye başladı? Girişimciliğinizin piyasasına artık bilgi ve tecrübe olarak hakim olduğunuza emin misiniz? Korkmayın, bugüne kadarki emeklerinize, bugüne kadarki tecrübenize ve geleceğin size güvenle gülüyor olmasına bakın, usulca maaşlı işinizi bırakın ve 7/24’ünüzü kendi işinize ayırmaya başlayın… Gelsin 2 kat, 3 kat daha fazla büyümeler…:D

 

8)Bütün bunların yalnız başınızayken olması için tek bir kural var: Genel kültrünüzü ihmal etmeyin, ne kadar saçma olursa olsun vaktiniz varsa o ortama girin, şöyle bir koklayın havayı… 

 

Aslında bu maddeyi başa yazsak daha iyi olabilirdi ama bütün bu maaşlı çalışanlara yönelik önemli hususlardan sonra belirtmek de daha iyi oldu. Sermayenizi emanet edebileceğiniz, beraber iş yapabileceğiniz bir tanıdığınız yok mu? Bir çevre vasıtasıyla olmuyor mu bu işler? Yapmanız gereken tek bir şey var arkadaşlar.. Bir o kadar da eğlenceli bir şey: SOSYALLEŞMEK… Evet.. Yanlış duymadınız, bu kadar… Önceden evden çıkıp gitmeye üşendiğiniz, önceden size saçma gelen ortamlara üşenmeyin, 1-2 saatliğine sabredin ve girin. Gezin, görün, insanlarla tanışın, kendinizi tanıtın.. Piyasa yapın der ya abilerimiz, o hesap…:)) Neden bilmiyor musunuz? En güzel iş fikirleri, en güzek ortaklıklar böyle doğal süreçteyken ortaya çıkar…

Bugüne kadar bulduğum bütün işleri sosyalliğim sayesinde buldum. Taa üniversite yıllarımdan beri “Bizim şu şu tanıdık bir eleman arıyor, bir konuş istersen” den tut da yeni tanıştığım birinin sunduğu bir iş fikriyle inanılması güç biçimde kafamın uyuşuyor olmasına kadar bütün kilometre taşları böyle ortam muhabbetleri sayesinde gerçekleşmiştir..

 

9)En önemlisi de; artık başarılı bir yatırımcılığınız veya girişimciliğiniz olduktan sonra maaşlı çalışan zihniyetinden kurtulup daha uzun vadeli düşünmeye başlayın…

 

Maaşlı çalışanların öncelikli hedefi işini iyi yapmaktır. Çalıştığı şirketi ileri taşımak, başarılarını fark ettirmek ve terfileri beklemektir. Maaşlı bir çalışan şirketin uzun vadeli gelecek planları, şirketin önümüzdeki 20 yıl içerisindeki pazar genişletme çalışmalarını o kadar da düşünmek zorunda değildir.

 

Bir girişimci ise; emrinde binlerce maaşlı çalışan varken bütün kaygılarından arınıp holdinginin yapacağı yeni yatırımlar, yeni büyüme çalışmaları hakkında plan yapmak zorundadır. Yatırımların dünyasında 10 yıl, 20 yıl, insan hayatındaki 1-2 yıl gibidir denebilir. İşte; siz de yarın bir gün 100.000 TL’leri küsürat olarak sayan bir girişimci ya da bir yatırımcı olmayı başarırsanız maaşlı çalışan zihniyetinden kurtulmanız sizin için çok önemlidir. Bu zihniyet değişimini de yaşınıza başınıza bakmadan edindiğiniz zaman; özgürlüğünüzün ve başarılarınızın önünde kimse duramaz demektir..:))

 

 

Yorumlarınızı, görüşlerinizi, eklemek istediklerinizi lütfen eklemeyi unutmayın. Sağlıcakla kalın maaşlı Muzlular..:))