Ana Sayfa>> Para Mara
Okuma Süresi 5dk
Girişimci olmak isteyen birinin mutlaka sahip olması gereken 10 özellik
Doruk / 13 August
513 0
Girişimci olmak kolay değildir cesaret ister ! Bakalım sende hangi özellikler var.

Etrafımız başarılı girişimcilerle dolu değil mi? Etrafımızda yoksa bile en azından başarı hikayeleri, kişisel gelişim öyküleri hep ama hep 0’dan zengin olmayı başarmış bazı girişimcilerle doludur. Buna bir Nusret’i de dahil edebilirsiniz, 14 yaşında Kayseri’den Adana’ya yayan giden ve burada pamuk işçisi olarak çalıştığı bir hayattan holding sahipliğine kadar giden Hacı Sabancıyı da… Hatta ve hatta mahallemizde kredi çekerek dükkan açan, bu kredi borcunu bitirdiği gibi 3 tane daha dükkan açarak 4-5 dükkan birden idare eden tanıdığımız bile gayet başarılı bir girişimcidir, öyle TV’lere çıkmasına gerek yok herkesin… Etrafımız bu tarz başarı öyküleriyle dolu…

 

Peki; bütün bu başarılı girişimcilerin sahip oldukları özellikler neler? Bunu nasıl başarıyorlar? Ellerinde bir sihirli değnek yok ya?… Başlamadan önce bir not düşeyim sevgili Muzlular: Hiçbiri öyle kestirip attırılacak şekilde şanslı değil, hiçbiri dolandırıcı da değil.. Gayet zeki ve günde 8-10 saat çalışmaktan çekinmeyen insanlar.. Hadi o zaman şöyle bir bakalım: Mahallemizdeki tanıdığımızdan Sabancılara Nusretlere kadar bütün bu başarılı girişimcilerin sahip olduğu 10 temel özellik neymiş:

 

1)Sabır, çalışkanlık ve azim...

 

Söyledik ya… Başarılı girişimcilerin hiçbiri doğrudan büyük vurgun elde etmez, doğrudan şansa bala bir kazançları yoktur. TV’lerde lanse edilen milyon dolarlık kazançların, turnayı gözünden vurmaların bile arkasında uzun yıllar boyunca ortalama kazanç elde edilmesine rağmen herkesten fazla çalışmak suretiyle verilen bir emek vardır… 

 

Küçük çapta bir girişim başlattığınızı düşünürsek ilk evrelerde birçok gün sabah 9’dan akşam 11’e kadar çalışmanız gerekebilir dostlar… İşiniz rayına oturana kadar işinizin hem üreticisi, hem pazarlamacısı, hem CEO’su, hem çaycısı olmak zorunda kalabilirsiniz. Millet mesaili işini yapıp akşam 6’dan sonra eğlencesine bakarken siz onlardan hiçbir fazla kazancınız olmadan, aldığınız bir riskle çok daha fazla çalışıyor olarak bulabilirsiniz kendinizi.. İşte burada düşünmeniz gereken şey bu çabalarınız karşılığında size 1-2 sene içerisinde gelecek olan mesaili maaş x 2 ya da daha fazlası kazanç olmalıdır.

 

İçeriğinde %90 miktarda çalışkanlık, bıkmadan usanmadan çalışma bulundurmayan bir başarılı girişim yoktur...

 

2)Yeterli miktarda cesaret...

 

Cesaret dedim ya; bu cesaret bir kumar oynama cesareti değil dostlar, yanlış anlamayın.. Ama param gider diye en ufak bir riski bile alamayacak kadar temkinli olmak da sizi bir yere götürmez… Olay basit; elinizde 20.000 TL mi var? Karşınızda çok iyi anladığınız bir sektörden bir girişimcilik fırsatı mı var? 10.000 TL ile kalkabilir misiniz bu girişimin altından?… Bu girişim haricindeki aylık geliriniz de aynen devam ediyorsa eğer onu tereddüt etmeden deneyin mesela… O 10.000 TL sizi bir yere götürmez yoksa.. Yeterli miktarda cesaret demek bu demektir.. 

 

Ama tutup da elinizdeki 20.000 TL’yi de kullanıp, var olan işinizi de bırakıp bilmediğiniz sulara yelken açmak cesaret değildir. Hiç de öyle filmlerde anlatıldığı gibi size voleyi vurduracak bir hamle de değildir. Genelde hüsranla sonuçlanır böyle olaylar, bir homeless olursunuz olayın sonunda..:)

 

3)İstikrar… Maymun iştahlıysanız iflasınıza hazır olun…

 

Girişimciler biraz aykırı insanlardır. Genellikle bir yerde maaşlı olarak çalıştığınız zaman size veirlen monoton görevlerden, siz kalitenizle şirketinize ve patronunuza binlerce lira fazla kazandırırken üç kuruş terfi için 1 yıl bekleme düşüncesinden sıkılırlar. Yeni deneyimler, yeni heyecanlar isterler.. Fakat bunun aksi olan, yani disiplinli olmayı gerektiren yön zayıfsa; bir girişimci adayının öncelikle geliştirmesi gereken yön budur. Üzgünüm arkadaşlar… Her ne kadar yeni ve sıradışı bir girişimde bulunduysanız da olay “Ben işi kurdum bitti.” diyerek gerçekleşmemektedir. Uzun saatler boyunca disiplinli bir şekilde çalışmak, halen bir süreliğine tahammül etmeniz gereken bir şeydir.

 

Ayrıca; bu deneyim merakınız, hiperaktifliğiniz sizi klasik bir deneyimciliğe değil de maymun iştahlılığa götürüyorsa o zaman tehlike çanları çalıyor demektir. Çünkü; başarılı bir girişimci olabilmek için sıkılmanız gereken şey sistemin saçmalığıdır, yaptığınız işler değil. Eğer yaptığınız işlerden de hemen sıkılan bir maymun iştahlılığa sahipseniz bunun anlamı şu demektir: Yaptığınız iş yarın bir gün size ayda 100.000 TL de kazandırsa siz o işten sıkılacaksınız, yeni yatırım fırsatları yeni büyüme fırsatları yerine her şey çok güze giderken birdenbire durduk yere her şeyi trolleyeceksiniz demektir…:) Bu yüzden; çok yönlülüğünüz ile sabrınız aranızda bir denge kurmanız gerekli...

 

4)İyi derecede insan ilişkileri...

 

Bakın girişimci adayı Muzlular: Bir işi çok iyi yapıyor olmak sizi harika bir üretici yapar. İş üretirsiniz, hem de piyasada en iyi üreten olursunuz. Patronların gözünde bulunmaz Hint kumaşı olup harika maaşlarla çalışmaya devam edersiniz. Bu durumda sizin için insan ilişkilerinizin iyi olması gibi bir zorunluluk yoktur. Asosyal, iletişimsiz bir insan dahi olabilirsiniz. Bir işveren için işinizi iyi yapıyor olmanız önemlidir, sizin kaşınıza gözünüze bakarak yorum yapmaz… Amaaaa; tabii ki de böyle bir kişilik yapısı, girişimcilik yaptığı zaman 0 üzerinden 0 olarak kalmaya mahkumdur.

 

Hayatım boyunca çok iyi, çok özenli, mükemmel iş yapan bir sürü iş arkadaşım oldu. Hepsi de işini harika yapar, ama yaptıkları işi pazarlayamazlardı.. Yani bu şu demek, eğer öyle bir insansanız; yaptığınız işi pazarlayacak, sizi tanıyan ve sizin yerinize ürünü etrafa tanıtacak olan bir pazarlama departmanınıza ihtiyacınız var demek…

 

Bu yüzden; bir girişimci olmak istiyorsanız ve özellikle böyle bir sorununuz varsa adım adım mutlaka çözmelisiniz: Böyle sorunlar ise genellikle kitap okumak yerine deneyimleyerek çözülür. Mesela pazarlama dehalarının gösterdiği püf noktaları inceleyin. Çevrenize karşı çeşitli provalar yapın. Çeşitli taktiklerle insanları etkilemeye ve kendinizi dinletmeye çalışın, ortam yapın, organizatör olun, katılan değil organize eden olun, bırakın tecrübe muslukları beyninizden içeri doğru aksın… Yaptığınız işi gayet başarılı bir sosyal ilişki babında pazarlayabilecek şekilde kendinizi geliştirin kısaca...

 

5)Birikim yapabilme yeteneği...

 

Hovardalık yapanlar biraz kızacak bu maddeye… Fakat girişimcilikte başarıyı sürekli devam ettirebilmenin yegane kuralı budur: Parayı elinde tutabilmek, birikim yapabilmek… Bundan önce yanında çalıştığım bir iş yerinde, patronumun inanılmaz hovarda bir şekilde, pırıl pırıl iş yapan, muazzam kar elde eden bir dükkanı, yaptığı kara rağmen borca sokmayı başardığını ve dükkanın borçlarının her geçen gün arttığına bizzat şahit olmuştum. Günlerden bir gün yanımda mal alımı yaparken ne yaptığını gördüm ve her şeyi anladım: Kasada 400 TL’lik bir kar var iken ve bir de üzerine dükkandaki mal durumu da gayet iyiyken; patronum bu 400 TL’yi toptancıya olan borcu azaltmaya çalışmak yerine 400 TL’nin tamamını yeni ve ilginç ürünler almak için kullanıyordu. Toptancıya asla borcunu ödemiyor, gelen karla daha fazlasını daha fazlasını alacaksın diye bir saplantı tutturmuş her şeye aynen devam ediyordu. Kısa süre sonra mükemmel sermayelere potansiyeli olan bu dükkan borca batmış bir şekilde kapanmak zorunda kaldı…

 

Aynı şekilde 1000 Tllik mal alınca kasaya gelen 1500 TL’si olan; yeni mal alımı geldiğinde bu 1500 TL’nin hiçbirinden eser bulamayan arkadaşımın akıbeti de aynı oldu…

 

Yaptığınız girişimde başarılı olduysanız ve hızlı bir büyüme gösteriyorsanız bu kısımda iradeli olmak zor olabiliyor evet, orası kabul.. Fakat başarı ölçütünüzü belirleyen şey sizin bu konuya ne kadar dikkat ettiğiniz olacak arkadaşlar.. Elinize geçen sermaye ile kontrolsüzce bir yatırım yapmayın. Yapacağınız yatırım üzerinde birkaç ay düşünüp plan yapılmış bir yönde ve birkaç ay birikmiş yatırım fonu ile olsun. Ayrıca bu yatırım ve büyüme planlarını şu anki giderlerinizi garantileyerek yapmalısınız tabii ki..

 

Haa bir de; şu anki giderleriniz ve yatırım fonlarınızdan da önemlisi, bireysel kazancınızın artmasına bağlı olarak şahsi harcamalarınızı baş döndürücü bir şekilde arttırmayın. Bakın bu bütün günahların başlangıcıdır, demedi demeyin...

 

6)Uzun vadeli düşünebilme yetisi

 

Evet sevgili muzlular. Aslında uzun vadeli düşünme zorunluluğunda, sizin yaptığınz işin büyüklüğü ve oynadığınız sermayeler ile doğru orantılı olacak şekilde bir bağıntı vardır..:) Öyle ya; küçük çaplı bir iş yaptıysanız ya da girişiminizin emeklemek aşamasındaysanız günü kurtarmanız gereklidir, birikime odaklanmanız gereklidir, henüz kafanızı tam kaldıramıyorsunuzdur. Fakat rahatladıktan ve kazancınızı garantiledikten sonra yapacağınız hamlelerin ister istemez 5 sene sonrasını, 10 sene sonrasını düşünecek şekilde şekillenmeye başladığını görürsünüz. Bu yüzden; bir girişimde başarılı olmanızın en önemki ölçütlerinden biri; düze çıktığınız zaman eski kıt kanaat günlerinizin etkisinde kalmadan uzun vadeli düşünebiliyor olmanızdır… Nedir uzun vadeli düşünmek: Mesela karşınıza size kısa sürede 10.000 TL kazandıracak bir iş fırsatı çıkmışken, sizde yaratacağı meşguliyet sebebiyle bunu reddedeiblecek iradeye sahip olmak ve 5 sene sonra size 100.000 TL’lik varlık kazandıracak olan yolda emek vermeye devam etmek gibi...

 

7)Sadakat, özellikle müşterilere…

 

Biz Türklerde son güne kadar disiplini korumak zor olabilmektedir biliyorsunuz..:) Türklerin genetik bir özelliğidir adeta: Mükemmel bir disiplinle başlarlar, sonlara doğru kırık dökük bir şekilde o işi bitirirler. Hatta bu yüzden söylenen “Bir işe Türk gibi başlayacak, İngiliz gibi bitireceksin.” sözü bile vardır.. İngilizler işin son dakikasında bile ilk gün başladıkları disiplindelerdir biliyorsunuz… 

 

İşte arkadaşlar; iyi bir girişimcilikte bu tipik Türk davranışına yer yoktur, haberiniz ola… Kalitesiz bir girişimci müşteriyle olan ilişkilerinde şu eksende ilerlemektedir: Kazancı devam ettiği sıralarda müşteri başının tacıdır, müşterinin rahatı için her şeyi yapar, paşalar gibi davranır, hatta utanmasa ayaklarına kapanır.. Ama o iş biteceği zaman ya da başka bir sektöre geçiş yapılacağı zaman müşteriye adeta düşmanıymış gibi davranmaktan ve en kaypak yüzünü göstermekten çekinmez.. İşte; kalitenizi belli eden şey, bol kazançlı olmadığınız zamanlarda müşteriye nasıl davrandığınız, aynı sadakatinizi koruyup koruyamadığınızdır.

 

8)Pinti olmamak..:)

 

Yukarıda savurganlık, hovardalık falan dedik ya, aman yanlış anlaşılmasın. Yanlışlıkla bir pintiye dönmeyin arkadaşlar..:) İsviçreli bilim adamlarının yaptığı bir çalışma neticesinde iş yerlerinde maaşlı çalışanların patronlarından yana en çok pintiliklerinden ötürü şikayetçi oldukları saptanmıştır..:D 

 

Tutumlu olmak, harcamalarınızı kontrollü bir şekilde arttırıp kendinizi dozunda olacak şekilde şımartmak hiçbir şey için ertelenmesi gereken bir şey değildir. Yanlışlıkla pinti olmayın, kendinizi şımartmayı ihmal etmeyin, işiniz için bir harcama yapmak gerekirse yapmaktan çekinmeyin...

 

9)Planlı programlı hareket edebilmek, daha da önemlisi yaptığın planı gerçekleştirebilmek…

 

Bütün bu girişimciliğiniz, adım adım kara geçişiniz, birikim elde etmeniz, yeni yeni fırsatlar kovalamanız var ya… Bunlar öyle Rock’n Roll kafasıyla, rüzgar nereye biz oraya zihniyetile yapılabilecek şeyler değildir dostlar, aman dikkat… Yaptığınız girişim ne kadar başarılı olursa olsun, ne kadar gelecek vaat ederse etsin; bütün kalkınma planlarınız, mümkünse her ay sonu yapılan kalkınma planlarına kadar, hepsi bir sıra ve strateji dahilinde değilse, hepsini ayakları yere basan bir plan dahilinde uygulamaya koymuyorsanız kısa bir süre sonra iflas belgenizi görebilirsiniz, demedi demeyin...

 

10)Sevdiğin işi yapıyor olmak…

 

Tabii ki de en önemli şeyi en sona sakladık… Şimdi bana burada Koç, Sabancı gibi örnekleri göstererek “iyi para kazandığın işi seversin abi yok öyle bir şey.” diye kapitalizmin en rezalet propagandasını yapmayın. Koç dediğimiz Sabancı dediğimiz holdinglerin varlıkları, alım ve yatırım güçleri belli.. Bunlar onlarca farklı sektörde girişimi bulunan asırlık çınarlar. Her sektörde de işinin ehli elemanlar holding sahipleri için çalışıyor. Yani bir nevi kendileri çiftçilere yurt verip karşılığında ürettiklerinde yiyen lordlar oluyorlar… Kaldı ki bu adamların da kendilerine göre ilgi alanları, sevdikleri işler var ve onlarla uğraşıyorlar değerli okurlar..:)) O yüzden kendinizi kandırmayın, yaptığınız girişimin, en azından başka sektörlere de yatırım yapacaksanız ilk girişiminizin sevdiğiniz bir iş olmasını, onu incik boncuk gibi büyütecek enerjiyi, motivasyonu herdaim kendinizde bulmanızı aman ihmal etmeyin...

 

11)Meraklı ve deneyimlere açık olmak

 

Girişimci deriz de merak, deneyim, çocuk ruhu demez miyiz hiç?… İşleriniz ne kadar ağır olursa olsun, hayat ne kadar zalimce üzerinize gelirse gelsin asla o merakınızı, sizi zengin bir girişimci yapan cesaretinizi ve deneyimciliğinizi kaybetmeyin arkadaşlar. Her zaman yeni şeyleri öğrenmeye meraklı bir çocuk olarak kalmanız dileğiyle..:)

 

 

Yazıya eklemek istediğiniz bir yorum mu var? Yorumlarınızı yazının alt kısmında belirtmekten, yazıyı oylamaktan, bir de bir zahmet paylaşıvermekten lütfen çekinmeyin sevgili okurlar.. Kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın..:)