Ana Sayfa>> Teknoloji Bilim
Okuma Süresi 5dk
Carl Sagan'ın ne kadar örnek alınası bir insan olduğuna dair 8 örnek
Doruk / 07 September
503 0
İnsanın bağıra bağıra ''Vay be ne adam!'' diyesi geliyor.

Tarih; küçük bir çocuk tarafından bile bilinen sayısız diktatörler, katiller, suçlular, kasaplar, vs. vs., sonuç olarak insanlığa hiçbir faydası olmayan insanlar ile doludur. İnsanın vahşi yönlerinin, insan nefsinin kötü bir yönü olarak, malesef ki böyle insanlar herkes tarafından bilinirken, insanlığı ileri taşımış olan kim varsa ancak ve ancak biraz okuyup araştıran sınırlı bir zümre tarafından bilinir. 

 

Bunun aynısını geçtiğimiz günlerde kaleme aldığımız ‘Cahit Arf’ yazısında da belirtmiştik. Halbuki insanlığı bugün bilgisayar kullanılabilecek seviyeye getirenler, hatta Muzlu Blog’una gelip de bu yazıyı okuyacak teknolojiyi, bu yazıyı rahatça, konfor ve güven içerisinde okumanızı sağlayacak yaşam kalitesini veren insanlar her zaman için, hiçbir ego kaygısı olmadan, tüm insanlığın iyiliğini isteyerek çalışan metüvazı bilim insanları olmuştur. İşte, Carl Sagan da insanlığın bu gafilliğinden fazlasıyla nasiplenmiş; aslında tüm insanlığın tanıması gereken insanlar listesinde ilk sıralarda bulunan, bir ateist olmasına rağmen yaşam tarzı ve insanlara karşı davranışlarıyla bir evliyayı aratmayan nacizane bilim insanlarından biridir… Neil de Grasse Tyson’ın, daha çok kişinin bildiği o siyahi astrofizikçi amcamızın söylediği gibi; pek çok bilim insanından bildikleri konusunda feyz alabilirsiniz, ama Carl Sagan’a şöyle bir baktığınız zaman aynı zamanda nasıl bir insan olunması gerektiğini de fark edersiniz..:)

 

1)Carl Sagan; bilimin en az ilgi gören branşlarından biri olan astronomi, astrofizik ile uğraşmasına rağmen, çalışmalarını halka indirmeyi, popülerleştirmeyi başaran bir isim olmuştur.



Astronomi, astro fizik ve her türlü uzay bilimleri ne kadar karmaşıktır değil mi? Halktan birisi gezegen isimlerini biliyordur en fazla.. Halktan birisi fonksiyonlara, logaritmaya kadar pek çok matematik konusunu da çat pat hatırlayabilir. Ama uzayda yapılan hesaplamalar çook ama çok karmaşıktır. Bambaşka bir dünyadır. 

 

Fakat Carl Sagan; başarılı bir bilim insanı olmasının yanı sıra, halka yönelik öyle çalışmalar yapmıştır ki, hem Amerika’da hem de tüm dünyada insanlığa kozmozu, evreni tanıtan; milyarlarca galaksi arasında bir kum tanesi kadar yeri olan dünyayı ve evrenin bilinmezliğini sade bir dille anlatım herkesi bu ihtişama hayran bırakan isim olmuştur.

 

2)Yaptığı araştırmaların eşsizliği bir yana halk, yani en azından bilimle ilgilenen halk onu ‘Bilimi sevdiren adam’ olarak tanımıştır.



 

E tabii bu çalışmalarının ürünü olarak birçok astrofizikçi olmasına rağmen sıradan insnalar her zaman Carl Sagan’ı tanımışlardır. Sagan; insanlara bilimi sevdiren, bilimsel aydınlanma yolunu açan, bu uğura hayatını adamış olan insanlardandır. Ayrıca kişiliği ve karakteri dolayısıyla da en çok sevilen insanlardan biri olmuştur dinleyicileri nezdinde.

 

3)Carls Sagan; genel akademik çevrenin aksine birçok siyasi ve sosyal görüşünü yüksek sesle dile getirmekten çekinmeyen cesur bir insan olmuştur her zaman..



 

Akademisyenler genelde siyasi görüşlerini pek belirtmezler. Yani akademinin siyasete karışması çok kötü bir şeydir evet, ama siyasi sorundan kasıt sosyal meselelere pek eğilmezler. Yaşadıkları ülkede var olan toplumsal sorunlara karşı duyarsız kalmayı yeğlerler. Böyle düşünenlerin gözünde böyle sosyal sorunlar bilimden, gelişimden ayrıdır. Akademik dünya bütün meselelerin üstündedir, tek işi keşifler yapmak, ancak 10 senelik yüksek öğrenim gören insanların anlayabileceği çeşitli karmaşık formüller hakkında konuşmak olmalıdır.

 

Oysa Carl Sagan söz konusu olduğunda durum tam tersidir. Kendisi ABD’de biraz sert bir yönetimin, komünist rejime karşı bir korkunun olduğu, sansürün yoğun olduğu dönemlerde bile kürsüsüne çıkıp insanların yaşantısı ve mutluluğu için doğru bildiğini söylemekten hiçbir zaman çekinmemiştir. Herdaim en dürüst yorumları yapmış, insanların derdine derman olmuştur.

 

Hatta ve hatta Carl Sagan’ın açık açık dile getirdiği bir şekilde Marihuana’nın serbest olması gerektiğine dair yazıları bile vardır.

 

4)Dünya dışı yaşama dair inancı son derece belirgindir Sagan’ın. Hem de bunu bilinçsiz uzaylı ve UFO teorileriyle değil, bilimsel gözlemlerle sunmaktadır. 



 

Carl Sagan’ın düşüncesi son derece anlaşılabilir bir şeydir. Milyarlarca galaksi, galaksi bakın.. Bir de bunların alt kümesi olarak milyarlarca sistem, sayılamayacak sayılarla gezegen mevcuttur. Dünya; kattrilyar mı oluyor artık her neyse; o kadar sayıdaki gezegenden sadece biridir. Yakın çevremizde yaşam oluşan nadir gezegenlerden biridir. Protein moleküllerinin, ilkel hücrelerin şansı yaver gitmiştir ve bugün; 2018’in endüstri 4.0’üne kadar süre gelen bir yaşam var olabilmiştir. Peki sevgili Muzlu okurları; milyarlarca galaksideki sayılamayacak kadar fazla olan gezegenler arasında, bu da bilinenlerin sayısı ayrıca… Sadece ama sadece dünyada yaşamın oluşmuş olma ihtimali nedir sizce?…

 

Bu bir UFO ya da o büyük kafalı yeşil uzaylılardan olmak zorunda değil.. Henüz bakteri seviyesinde, henüz bilinçsiz hayvanlara benzer şekilde, hatta ve hatta kafasıyla ayakları yer değiştirmiş garip görünüşlü canlılar formunda dahi olabilir.. Ama uzaklarda bir yerlerde başka yaşamların oluşmuş olma olasılığı neredeyse kesin gibidir Carl Sagan’ın gözünde.. Ve hayatta olduğu zaman diliminde tek hayali dünya dışı bir yaşama ulaşmış olmak olmuştur. Fakat malesef ki bunun için gerekli uzay çalışmalarının hızına ömrü yetişmemiştir, ancak ve ancak bize fikirsel olarak, ikna olarak bıraktığı dev bilgi mirası kalmıştır. 

 

Günümüzde de hala yavaş yavaş ilerliyor olaylar malum.. Hala Mars’la falan uğraştığımız için..:))

 

5)1979-1980 yılları arasında çekilen ‘Kozmos’ belgeseli; hem Amerika’da hem dünyada bilimsel yayınlar adına nadir görülen bir başarı olmuştur.



 

Carl Sagan’ın bilimi halka ulaştırmak adına en önemli çalışmalarından biri Cosmos belgeselidir. Halihazırda ilgilenenler biliyordur. Hayır hayır, yakın tarihte çekilmiş olan ve Neil Tyson’ın sunduğu belgesel değil. O, Carl Sagan’ın anısına yapılan ikincil ve daha kaliteli çekim… Asıl Cosmos belgeseli 1979-1980 yıllarında Carl Sagan’ın anlatımıyla gerçekleştirilmiş olandır.

 

İşin güzel yanı ne biliyor musunuz sevgili Muzlular; sadece bağışlarla yürütülen gelmiş geçmiş n büyük kamu yayınlarından biri olmuştur Cosmos… Ve yayınlandığı andan itibaren o kadar beğenilmiştir ki, ABD’de hiç beklenmedik bir izlenme oranı yakalamıştır her seferinde.. İnsanlar Carl Sagan’ı dinliyorlar, uzay hakkında, kainat hakkında bütün hurafelerden uzak bilimsel bilgiler ediniyorlar ve belgeselin tekrarı ne zaman yayınlanırsa yayınlansın bunu aynı yüksek izlenme oranlarıyla izliyorlardı.

 

Tabii ki dünya bu başarıya karşı seyirci kalmadı. Cosmos belgeseli, bağışlarla yürütülen bir yayın iken bir anda onlarca ülkede yayınlanan gelmiş geçmiş en büyük bilim belgesellerinden biri oldu. Yayınlayanlar arasında TRT de var…:)

 

6)Carl Sagan’ın ‘popüler bilim’ çalışmalarıyla bilimi kamuya açmasının yanı sıra son derece karmaşık ve üst düzey astronomik keşifleri de vardır. Mesela Sagan sayısı…

 

70x1021 sayısını bir düşünün. Dünyevi hiçbir hesaplamada kullanılmayan bir sayı..:) Mesela bu sayı “Sagan Sayısı” olarak bilinir. Evrendeki bilinen tüm yıldızların sayısını ifade eder. Carl Sagan’ın buluşuna ve çalışmasına istinaden böyle bir isim verilmiş bu sabite.. Zaten astronomide bulan kişilerin isimlerinin verildiği pek çok sabit var böyle…



 

Daha ayrıntılı olan çalışmaları burada yazmayacağım. Nasıl olsa şu anda kısa ve öz bilgi veren bu makale dahilinde o kısmı okumayacaksınız..:D Meraklısı olan bulabilir bilimsel kaynaklardan

 

 

7)Belgesele ‘Cosmos’ ismini koymasının da ayrı bir hikayesi vardır. Ne kadar barışçıl ve düşük zekalı politikacıların yanında ne kadar ileri görüşlü bir insan olduğuna dair…

 

Carl Sagan; gerçekten de tavırlarıyla, düşünceleriyle, barışçılığıyla ‘cenntelik’ bir insanmış. Yani bir insanın kimseye mi günahı dokunmuz? Kimse hakkında mı kötü bir düşüncesi olmaz?… 



 

Belgesele verdiği Cosmos ismi de dönemin kutuplaştırıcı politikasına tepki olarak aldığı bir karardır. Olay şudur sevgili okurlar: Amerikalılar evrene ‘Universe’ derler. Gök bilimi astro- takısıyla başlar. Uzaya giden adamlara da ‘astronot’ denir. Ruslar evrene ‘Kozmos’ derler. Gök bilimleri ‘Kozmoloji’ ve türevi kelimelerdir. Uzaya giden adamlar da ‘Kozmonot’ adını alır. 

 

Bilimin evrenselliğine, tek dil olmasının gerekliliğine dikkat çekerek, ön yargıları ve tabuları kırmak adına Carl Sagan; Amerika’da yaptığı yayına Rusların kullandığı ‘Cosmos’ ismini vermekten çekinmemiş ve böyle bir atılım yapmıştır. 

 

Bugün bile Türkçe’de astronot kelimesini kullanıyor olsak da bütün bir evren kavramı olarak ‘ünivers’ falan değil de ‘kozmos’ daha çok yerleşmiştir dilimize...

 

8)Gerçekten hayatından aktarılan bütün anekdotlar Carl Sagan’ın adeta evliya gibi bir insan olduğunu göstermektedir. Kendisi harika bir bilim insan olmakla beraber harika bir insan da olmuştur… Bir de bunu Neil deGrasse Tyson’ın gençliğinde Carl Sagan ile yaşadığı bir olaydan nakledelim, yazımızı bitirelim..



 

Neil deGrasse Tyson; güncel olan kozmozu sunan bilim insanı, 1975’te henüz lise öğrencisiyken Cornell Üniversitesi’ne gelerek Sagan ile tanışır. Sagan, henüz Cosmos ile ulaştığı popülerliğe sahip değildir. Dar bir çevre tarafından bilinen kendi halinde bir bilim insanıdır. Fakat genç Tyson; halihazırda gök bilimlerine karşı gereken ilgiye sahiptir ve çok ünlü olmamasına rağmen Sagan’ı çoktan tanımaktadır. Kapısına gelen lise öğrencisi Carl Sagan; işini meşguliyetini bahane ederek asla geri çevirmemiş, odasına davet etmiş ve onunla uzay ve evren hakkında uzunca sohbetler etmiştir… 

 

Hatta o gün Tyson; karlı bir hava olması sebebiyle eve dönememiş, otobüs seferleri aksadığı için Carl Sagan onu evine davet etmiştir. Carl Sagan ile geçirdiği o vakitten sonra Neil Tyson; Sagan’ın kişiliğinin kendisini nasıl etkilediğini şu kelimelerle ifade etmiştir: ‘Bilimle uğraşmaya çoktan karar vermiştim. Ama Sagan’ı tanıdıktan sonra nasıl bir insan olacağıma da karar vermiştim..’