Ana Sayfa>> Kültür Sanat
Okuma Süresi 5dk
TEK MEKANLI, BOL HEYECANLI FİLMLER
Cem / 12 November
237 0
Bol aksiyonlu, entrikalı, koşuşturmacalı filmlerden sıkılanlar için sadece bir mekanda geçen filmleri sizler için derledik! Bir filme “iyi” diyebilmemiz için gereken pek çok detay var: senaryo, oyunculuklar, çekimler, kostümler… Ancak bütün bunların tek bir mekanda bile hakkını verebilen bir sürü film var. Bu noktada önemli olanın aslında filmin bizi oradan oraya gezdirmesi değil de; izleyiciyle iletişim kurması diyebiliriz. Karakterlerin belli başlı olması, metne ve oyunculuklara odaklanılması sebebiyle tek mekan filmleri sanki kendi evinde bir tiyatro izliyormuş havası da veriyor

Mısırlar patlatıldı, içecekler alındıysa lafı fazla uzatmayalım, buyrun seçkiye…

 

The Man From Earth (2007)
 

Bir arkadaşınız bir gün gelip size 14.000 yıldır dünyada olduğunu söylese ne düşünürdünüz? Cevapları duyar gibiyiz… Ancak filmin başrol karakteri John Oldman’ın söyledikleri o kadar gerçekçi ve bilimsel ki, bir oda dolusu akademisyen oturup film boyunca bunu tartışıyor. Düşük bütçeli ama bir o kadar da entelektüel ve felsefi konuşmalar geçen film, insana sürekli “acaba” dedirtiyor… Acaba gerçekten bu kadar uzun yaşaması mümkün mü?

 


Dogville (2003)

Bir tiyatro havasında, farklı odalara ve mekanlara bölünmüş gibi görünen ancak tek bir mekanda geçen filmin yönetmenini herkes tanıyor... Lars von Trier. Ona zarar vermek isteyen adamlardan kaçarken küçük bir köy bulup oraya sığınan Grace’in hikayesine şahit oluyoruz. Ancak bu kadını, yani Grace’i bir tehdit olarak gören köy halkının ona pek iyi davrandığını söyleyemeyiz… Ne eziyetler çektiriyorlar hem de! Grace’in de bu durumu fark etmesi uzun sürmüyor ve finale kadar gerilim hızla tırmanıyor. Köy halkına bir hayli sinir olacağınızdan ama film boyu sıkılmayacağınızdan eminiz…

 


Funny Games (1997)

Michael Haneke imzası taşıyan Funny Games, izlediğiniz en “rahatsız edici” filmler arasına girebilir. Bir ailenin tatil amacıyla gittiği köy evinde başından geçenleri yine ev sınırları içinde anlatan film, inanılmaz gerilimli ve bir o kadar başarılı… Aile üyeleri her şeyden habersiz, mutlu mesut kafa dinlemeyi planlarken bir gün iki genç kapılarını çalıyor ve tüyleri diken diken eden sahneler başlıyor. Bolca burjuvazi eleştirisi, bolca etkileyici aforizma ile bir evde ne kadar gerilim yaşanabileceğini görüyoruz…
 

 

The Breakfast Club (1985)

Bu kadar stres, gerilim filminden sonra biraz da gülmeye hakkımız var! The Breakfast Club sabun köpüğü kıvamında bir gençlik filmi. Birbirine hiç de benzemeyen ve birbiriyle samimi olmayan 5 lise öğrencisi, bir cumartesi günü ceza alıyor ve okulun kütüphanesine kapatılıyorlar. Tabii hepsi birbirinden farklı karakterde olunca aralarında kavga da çıkıyor, küçük şakalar komiklikler de dönüyor, yeni aşklar da filizleniyor… Klişe bir Hollywood gençlik filmi gibi görünse de, izlerken bolca  tebessüm ettiğinizi ve sıkıntılarınızı kısa süre de olsa unuttuğunuzu fark edeceksiniz…